Arşiv

Archive for Ekim, 2008

“Ben gazeteci vurmuş adamım”

Ekim 30, 2008 mehmet 1 yorum

14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yargılandığı davada dün tahliye olan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez dün akşam kanalda canlı yayına çıkarak hakkındaki iddiaları yanıtladı. Üzmez’in yayın süresince spikere hakarete varan sözler sarfetti. Bursa‘nın Mudanya ilçesinde 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel taciz iddiasıyla yargılandığı davada dün tahliye olan Vakit gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez (76), bir televizyon kanalında canlı yayına çıkarak hakkındaki iddiaları yalanladı. İşte kendisine soru sormaya çalışan spikere oldukça ağır sözler sarfeden Üzmez ile spiker arasında canlı yayında yaşanan diyalog:
 
Spiker: Sayın Üzmez, küçük yaşta bir kıza cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandınız. Aile önce sizi suçladı, sonra şikayetini geri aldı ve bugün serbest kaldınız. Ancak dava hala devam ediyor. Bir de sizden dinleyebilir miyiz efendim?
 
ÜZMEZ: Ne dinleyeceksiniz.

SPİKER: Neden gözaltına alındınız? Neden tutuklandınız? 6 aydır cezaevindesiniz. İddialar var, ifadelerde değişiklikler var.
 
ÜZMEZ: Ben size sorayım eğer dediğiniz gibi olsaydı ben çıkmazdım. Son dilekçemde de dedim ki ben şimdi beraat istemiyorum. Sizin işiniz Bektaşi’nin işine döndü.
Bektaşi Kur‘an-ı Kerim’de içkili vaziyette Kur’an’a yaklaşmayın ayetinin öbür tarafını okumuyor namaza yaklaşmayın, bunu Kur’an yazıyor diyor. Sizin ki Bektaşi hesabı doğruyu istiyor musunuz? Doğruyu istiyorsanız doğruyu söyleyeyim.
 
SPİKER: Biz size soruyoruz efendim sizin hakkınızda bir suçlama sözkonusuydu. Dava açıldı. Siz tutuklandınız bunlar yaşandı. 6 aydır cezaevindesiniz biz de size sizin ağzınızdan sizin doğrular, gerçekler dediklerinizi dinlemek istiyoruz.
 
ÜZMEZ: Cezaevinde değilim. Şu anda bir iskelenin üstünde kahvehanede oturuyorum. Eğer dedikleriniz olsaydı cezaevinde oturuyor olurduk. Şimdi memleketin bir çok şerefli ordu komutanlığı yapmış insanların hepsi milletin şerefini omuzunda taşımış göğsünde taşımış o insanlar suçlu vaziyette cezaevlerinde yatıyorlar. Böyle şeyler olduğu sürece bu ülkede gerginlik azalır mı? Lütfen işi kendiniz kurcalamayın, yargıya güvenin, yargıya bırakın. Yargıda olan bir şey hakkında söz söylemeyin suçtur.
 
SPİKER: Efendim, bizim kurcaladığımız bir şey yok. Aile şikayette bulundu. Siz de tutuklandınız. Son anda ifadeler değişti. Neler değişti?

ÜZMEZ: Hayır yalan benim hakkımda kimse şikayette bulunmadı.
 
SPİKER: Kimse sizin hakkınızda şikayette bulunmadı mı?
 
ÜZMEZ: Hayır hayır bunların hepsi yalan…
 
SPİKER: O zaman neden siz tutuklandınız ve 6 ay cezaevinde kaldınız?
 
ÜZMEZ: Bir takım şeyler olmuş. O kadıncağıza iftira mı edilmiş…Doğru mudur, yanlış mıdır ben onu bilmiyorum kardeyim. Hep oraya bakıyorsunuz. Hiç mi ben
boynumu oynatmayacağım yahu cendereye sokmayın bizi.
 
SPİKER: Sayın Üzmez, 14 yaşındaki kızın ifadeleri var, annesinin ifadeleri var sonra bu ifadeler son anda değişiyor. Siz bunlara yalan mı diyorsunuz?

ÜZMEZ: Hayır değişme diye bir şey yok..Kız Hüseyin abinin, Hüseyin amcanın eli dahi değmedi bana diyor. Ben kızı sadece gittiğim zaman gördüm.
 
SPİKER: Sayın üzmez bunlar ifadeler değiştikten sonraki boyutu. Bu ifadeler niye değişti efendim. Öncesinde neden bunlar yaşandı siz neden 6 aydır tutuklusunuz?
 
ÜZMEZ: İfadelerin değişmesi diye bir şey yoktur ortada. Gerçekler ortaya çıkmıştır. İfadelerin değişmediği için Allah’a şükrediyorum. Kızı hemen gözaltına aldılar. Kız
hemen resmi bir kurumda gözetim altına alındı. Böyle olunca kimse ona gidipte şunu de bunu de diyemedi. Düşmanlarımızın önündeki set kapandı.
 Onun için ifade değiştirme diye bir şey yok. Şikayet diye de bir şey yok.
 
SPİKER: Anladığım kadarıyla bir komplodan bahsediyorsunuz. Daha önce de bunu söylemiştiniz size bir komplo yapıldığını. Kim size neden komplo yapmak istiyor?
 
ÜZMEZ:  Hz.Peygamber diyor ki şöhret bir afettir. Şöhretli insanlar her zaman bir tehdit altındadır. Siz duymadınız mı İstanbul’ da Karaköy rıhtımında bir SAS komandosu bir binbaşı bir serseri tarfından bıçaklandı ve öldürüldü. Siz bunu bilmiyor musunuz?

SPİKER: Efendim bunun bizim konumuzla hiçbir alakası yok. Biz şu anda devam eden dava hakkında konuşuyoruz
 
ÜZMEZ: Devam eden dava hakkında konuşmak bir suçtur. Suç işliyorsunuz şu anda. Ben sizi ikaz ediyorum.
 
SPİKER: Avukatınız sizin kulağınıza birşeyler söylüyor, bunu görüyoruz. Biz davanın gidişatını etkilemek için bir şey söylemiyoruz. Biz bir yorum da yapmıyoruz. Size soru soruyoruz.
 
ÜZMEZ: Ne sorusu soruyorsunuz? Siz yargıç mısınız? Siz savcı mısınız? Kimsiniz siz hem de sesinizi ayarlayın. Nezaketli olun. Size cevap vermek zorunda değilim.
Aklınızı başınıza toplayın. Sözümü kesmeyin benim. Ben keserim yoksa..
 
SPİKER: Hüseyin Üzmez. Biz size söz hakkı verdik zaten bu yüzden yayındasınız.

ÜZMEZ: Aman ne büyük lütufta bulunmuşsunuz, bana söz hakkı vermişsiniz.
 
SPİKER: Efendim lütfen sakin olun sizinle konuşmaya devam edelim. Bizim amacımız sizinle tartışmak değil.
 
ÜZMEZ: Tartışamazsınız ki zaten tartışamazsınız. Çünkü gerçekleri söylemiyorsunuz.
 
SPİKER: Biz burda sadece soru soruyoruz. Başka bir iddiamız olamaz. Gazetecilik görevimizi yerine getiriyoruz habercilik yapmaya çalışıyoruz.
 
ÜZMEZ: İhbarda bulunuyorum. Suç duyurusunda bulunuyorum. Yarın bir savcı yakanıza yapışırsa size kimse arka çıkmayacaktır. Göreceksiniz suç işleyeceksiniz bir de sesinizi ayarlayın. Siz savcı değilsiniz. Ben sizin hiçbir şeyinize inanmıyorum. Tamamen yalan üzerine bina ediyorsunuz, doğruyu dinlemeye de sabrınız yok.
 
SPİKER: Lütfen olayı kişisel bir tartışmaya dönüştürmeyelim. Siz bizim sorularımızı yanıtlamak için yayına çıkmadınız mı? Efendim biz hiçbir şey söylemiyoruz ki savcının hazırladığı iddianame hakkında konuşuyoruz
SPİKER: İfadeler hakkında konuşamazsınız, dava hakkında konuşamazsınız.
 
ÜZMEZ: Bugün bir şey söyledim. Sayın Reis-i cumhur yasal haklarına dayanarak beni affetse ben kabul etmem. Afla çıkmam benim için güya kanun değiştiriyormuş iktidar. Böyle bir kanun değişikliğiyle ben yine çıkmam. Çünkü ben suçsuzum. Ben beraat edeceğim. Ben Türkiye’de hakimler olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin yargısı var, savcısı var, polisi var bilmem nesi var siz kimsiniz de bir gazete titri ile ortaya çıkmışsınız. Ortada konuşup duruyorsuz, kendinizde hak buluyorsunuz. Suç işliyorsunuz, Sizi ikrar ediyorum ve suç duyurusunda bulunuyorum. Sizi uyarıyorum.  Biz Allah’tan başka kimseden korkmayız. Korku hissinin de ne olduğunu ben çocukluğumdan beri bilirim. Ona göre bana bu şekilde muamele edemezsiniz. Eğer yüreğiniz varsa bir televizyonda açık oturuma çıkalım konuşalım sizin gibilerin çoklarını yere serdim ben.
 
SPİKER: Hüseyin bey, Biz sizinle açık açık konuşmaya çalışıyoruz. Biz size sorduğumuz soruya cevap almaya çalışıyoruz. Benim size tek sorduğum soru ilk sorum olayı sizin ağzınızdan dinlemek istediğimizdi. Lütfen birde biz bize olayı anlatabilir misiniz dedim.

ÜZMEZ: Ben o ifadeleri mahkemede verdim mahkemede onu doğru bulduğu için beni tahliye etti. Ben ne zaman ki mahkum olursam eğer bu suçttan beraat etmez isem o zaman gelin, o zaman konuşalım dedim.Beratimi istemiyorum dedim. Avukatınız varsa gönderin dosyaya baksın.
 
SPİKER: Sizin küçük kızla evlenmek istediğinizi söylemiştiniz. Sizin ifadelerinizde bunlar yeralıyordu. Bunlar doğru mu? Eğer doğru ise 14 yaşındaki kızla siz neden evlenmek istediniz ?
 
ÜZMEZ: Bak burda da işi saptırıyorsunuz. Eğer bir kız reşit olmuşsa bizim inançlarımıza göre o kız evlenebilir söylediğim budur Allah’ın emri de budur. Biz tabiki İran’da değiliz, Arabistan’da da değiliz. Türkiye Cumhuriyeti’ndeyiz. T.C vatandaşı olarak ta iftihar ediyoruz
 
SPİKER: 14 yaşındaki bir kızın kendi isteğiyle evlenmesi söz konusu değil. Tabii ki TC yasalarına göre bunu karıştırmayalım
 
ÜZMEZ: Efendim tekrar ediyorum. Ben sağırım ama siz benden de sağırsınız. Ben diyorum ki bizim inançlarımıza göre akılbali olan regl olan bir kız artık reşittir. İnancımıza göre böyledir. Biz Türkiye Cumhuriyeti’ndeyiz. Eğer demokrasiyse bu benim inanmadığım demokrasiyse demokrasi bu değil. Bu birtakım azınlığın çoğunluğa tahakkümü oluyor. Olamaz bu
 
SPİKER: Olamayan nedir efendim?
 
ÜZMEZ: Olamaz dediğim şudur. Azınlık çoğunluğa tahakküm edemez zaten demokrasinin en büyük tenkitlerinden birisidir bu. Demokrasi çoğunluğun diktatöryasıdır derler. Biz de tam tersi oluyor.
 
SPİKER: 14 yaşındaki bir kız çocuğunun evlenmesine hukukumuz izin vermiyor.
 
ÜZMEZ: Evet biz de ona riayet ediyoruz
 
SPİKER: Siz 76 yaşındasınız ve 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmek istiyorsunuz bu sizce doğru mudur?
 
ÜZMEZ: Ben inançlarıma göre konuşurum. Ben inancıma bakarım. Bana göre bir tek hakikat vardır Allah’ın kitabı, resullahın sünneti… Gerisi fasa fiso yalan ayaklarımın altında.

SPİKER: Yani siz T.C yasalarını tanımıyor musunuz?
 
ÜZMEZ: Tanıyorum elbette tanıyorum. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyorum.Ama Türkiye Cumuriyeti benim inaçlarıma müdahale edemez. Laiklik bu değildir. Biz laikliğe de karşı değiliz. Biz sadece laikliğin Türkiye deki uygulamasına karşıyız. Türkiye de laiklik dinsizlik şeklinde uygulanmıştır. İşte bu mesele bu kadar basit.Siz kiminle konuştuğunuzun farkında değilsiniz. Tabii inancıma göre evlenebilirim. Ama evlenmedim işte evlenmiyorum ne diyorsunuz. illa beni yatağa koymak mı istiyorsunuz? Benim sağdıçım mı olacaksınız?
 
SPİKER: Olur mu sayın Üzmez
 
ÜZMEZ: Olmazsa öyle konuşma. Öyleyse evlenseydim evlenirdim kimse seni şikayet etmezdi.
 
SPİKER: Siz küçük kızla evlenmek istediğinizi söylemediniz mi?
 
ÜZMEZ: Hayır efendim. Hayır inancımıza göre evlenilebilir. Çünkü reşit dedim. O kadar yapmadık Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz. Kanunları çiğnemeye niyetimiz yok. Ben sizi davet ediyorum sizin krallarınızı da davet ediyorum gelin bir tv de tartışalım.

SPİKER: Efendim zaten şu anda bir televizyonda canlı yayında tartışıyoruz.
 
ÜZMEZ: Sizinle tartışmam. Sizinle tartıştım. Sizin şeyinizi tarttım. Biliyorum sizde bir kere hitabet nezaketi bile yok. Siz nasıl konuştuğunuzun farkında değilsiniz. Benim karşımda savcı gibi hakim gibi konuşuyorsunuz. Buna sizin hakkınız yok.Yarın namuslu vazifesini bilen hepsi namusludur o namuslu insanlardan birsavcı kulağınıza yapışırsa kimse sizi kurtaramaz sizi ne televizyonunuz ne de bu kafanız kurtarır. İkaz ediyorum sizi ve suç duyurusunda bulunuyorum
 
SPİKER: 6 aydır neden cezaevindesiniz?
 
ÜZMEZ: Bunu avukatım söylesin. Ama ben şunu söyleyeyim. Bugün 6 ay cezaevinde bulunmak mesele değildir. Asıl mesele cezaevine girmemekdir. Oraya girmek mutlaka şerefsizlik demek değildir. Bazı yanlış uygulamalar vardır.Bu ülkeye hizmet etmiş insanların şerefini sırtlarında taşımış insanların cezaevinde yatmasını siz uygun buluyormusunuz ben uygun bulmuyorum.
 SPİKER: Cezaevinden çıktığınız anda nefsime kırgınım dediniz neden?
 
ÜZMEZ: Öyle birşey dediğimi hatırlamıyorum ama nefsimle iftihar etmiyorum. Nefis insanı kötülüğe sürükleyen yaratılıştır insanın içinde kötülüğü gösteren bir meyildir. O meyilden hepimiz şikayetçiyiz. Allah bizi nefsimizin esaretinden kurtarsın. Nedir yani nefsinden şikayet etmekte mi yasak.
 
Hüseyin Üzmez, Müslüm Gündüz ile ortaya çıkan görüntüleriyle ilgili olarakta “Müslüm benim dostum Müslüm dünyanın en dürüst insanıdır en namuslu insanıdır siz ne zannediyorsunuz” dedi.
 
Üzmez, spikerin “Günah benim kime ne sözünden ne anlamamız gerekiyor buna bir açıklık getirebilirmisiniz” sorusuna ise “Onu sizin bana sormamanız lazım. Sizin bu konuda bilgisiz olduğunuz ortaya çıkıyor . Ben hukukçuyum. Hukuk fakültesini de birincilikle bitirdim. Biraz dikkatli konuşun benimle. Yani ne demek günah benim kime ne. Ben günah işleyeceğim günah tabiki benim olacak” diye konuştu.
 
Üzmez daha sonra stüdyoya telefonla bağlanan ilahiyatçı Arif Aslan’dan özür diledi. Bu arada söze karışan spiker Nazlı Tolga’ya “gazeteci mazeteci dinlemiyorum. Programın başından beri konuşuyorsunuz. Ben vaktiyle gazeteci vurmuş adamım” dedi
 
Üzmez, spiker Nazlı Tolga’nın ”gazeteci Ahmet Emin Yalman’ı vurdum dediniz bu sözlerinizden gazeteci vurmakla övündüğünüzü anladım. Bununla övünüyor musunuz” sözlerine “Allah’tan korkun yahu hayatımın yarısı gitti o yüzden.Gazeteci vurdum kaderi ilahiye bakın ki bende gazeteci oldum” dedi.

Categories: Güncel Etiketler:, ,

Öğrenci affı bekleyen gençlere askerlik şoku

Ekim 23, 2008 mehmet Yorum yapın

Öğrenci Affı Yasa Tasarısı Meclis‘te görüşülmeye başlanırken, af bekleyen gençler askerlik şoku yaşıyor. Tasarıda, 29 yaşını doldurmuş erkek öğrencilerin askerlik tecillerinin yapılmaması öngörülüyor.

 

 

 

Öğrenci Affı yasa tasarısında askerli tecili ile ilgili olarak “Askerlik Kanunu’nun 35′inci maddesi hükmüne” göre yapılması af bekleyen gençlerde şok etkisi yarattı. 29 yaşını doldurmuş erkek öğrenciler söz konusu 35. madde gereğince askerlik tecili yaptıramayacak. Af bekleyen gençler tarafından kurulan www.af2007.com bilgi paylaşım portalı, söz konusu uygulamanın af bekleyen gençler arasında önemli soruna neden olacağı gerekçesiyle milletvekillerine telefon ve faks yolu ile ulaşmaya çalışıyor. Gençler, milletvekillerine “Bu durum acilen değiştirilmeli. Her yaştaki öğrenci aftan faydalanırsa tecili eğitimi süresince yapılmalı” görüşünü iletiyor.

 

Portal temsilcileri ANKA’ya yaptığı açıklamada, “28 yaşında bir genç affa başvurursa, 1 yıl okula devam edecek ve faydalanıp faydalanmadığı anlaşılınca okula devam edemeyecek. Çünkü 29 yaşına girmiş olacak ve tecili yapılmayacak. Sonra okulunu bırakacak, askere gidecek, 15 ay askerlik yapıp dönüşte kaldığı yerden devam edecek. Böyle bir uygulama olur mu? Askerlik tecili ile ilgili yaş sınır olmasın. Yasanın düşünmeden hazırlanmış maddeleri, pek çok öğrenciyi dışarıda bırakacaktır. Sonra ‘biz af çıkardık ama bakın, başarı oranı çok düşük’ demeyin. Yasa gerekli şekilde hazırlanmadığı için faydasız olacak. Bunu biz size şimdiden söyleyelim” dediler.
 
Categories: Seçme Haberler Etiketler:,

Erken tanı bir telefon uzağınızda

Ekim 23, 2008 mehmet Yorum yapın
Erken tanı bir telefon uzağınızda  
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2004 yılından bu yana Kadın ve Aile Sağlığı Merkezlerinde 2 bin 571 kadına meme ve rahim ağzı kanseri ön tanısı koyarak hayata tutunmalarını sağladı.
 
Kimlerde görülür? Belirtileri neler? Nasıl tedavi edilir
Meme kanseri, kadınlarda ölümle sonuçlanma ve erken teşhisle tedavi edilebilme oranı en yüksek olan kanser türü. Emzirmeyenlerde, erken adet olanlarda, geç menopoza girenlerde, hiç doğum yapmamışlarda, ilk doğumunu geç yaşlarda yapanlarda, yağlı yiyeceklerle (kızartma) beslenenlerde daha sık rastlanan meme kanseri çoğunlukla 50 yaş üzeri kadınlarda görülüyor. Meme kanseri hakkında toplumun bilinçlendirilmesi etkinlikleri son yıllarda Ekim ayı içerisinde düzenleniyor. Çağımızın en önemli hastalıkları arasında yer alan bu iki kadın hastalığının tedavi edilebilmesi için en önemli faktör ise ERKEN TANI…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Sağlık Hıfzıssıhha Müdürlüğü tarafından 2004 yılında hayata geçirilen Kadın ve Aile Sağlığı hizmetlerinde bugüne kadar toplam 565 bin kadına ücretsiz sağlık taraması yapıldı. 32 Kadın ve Aile Sağlığı ile 5 Görüntüleme merkezinde yapılan tetkiklerde bugüne kadar toplam 2 bin 571 kadına rahim ağzı ve meme kanseri ön tanısı konuldu. Kanser ön tanısı konulan kadınlar, ileri tetkikleri yapılmak üzere tam teşekküllü devlet hastanelerine sevk edildi.
 
Hastane Tedavilerini de Büyükşehir Belediyesi karşılıyor
Kadın ve Aile Sağlığı Hizmetleri çerçevesinde, ön tanı konulan ve hastanelere sevkleri yapılan maddi durumu yetersiz ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan hastaların tüm tedavi masrafları da İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyor.
 
ERKEN TEŞHİS BİR TELEFON KADAR YAKIN!
İstanbullu kadınlar, İstanbul’un çeşitli yerlerinde bulunan Kadın ve Aile Sağlığı Merkezlerinde; dijital mamografi, meme ultrasonografisi ve dexa cihazlarındaki tetkik ve çekimlerini ücretsiz olarak yaptırabiliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kadın ve Aile Sağlığı Hizmetlerinden yararlanmak isteyen İstanbullu kadınların ALO 153′ü aramaları yeterli…
 
9 AYDA 622 ANNE ÖN TANI İLE HAYATA YENİDEN TUTUNDU
Kadın ve Aile Sağlığı Merkezleri’nde 2007 yılı içerisinde 217 hastaya meme kanseri, 369 hastaya ise rahim ağzı kanseri ön tanısı konularak hastane sevkleri yapıldı. Merkezlerde 2007 yılında 586 olan kanser ön tanı sayısı 2008′in ilk dokuz ayında 622′ye yükseldi. 30 Eylül tarihi itibariyle 365 kadına rahim ağzı kanseri, 257 kadına ise meme kanseri ön tanısı konuldu. (Kanser sayısındaki artış, yeni açılan Kadın ve Aile Sağlığı Merkezleri ve tarama sayılarının artışına dayanmaktadır)
 
İstanbul’daki 32 Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi
Arnavutköy, Bağcılar, Yedikule, Eyüp, B.çekmece, Pendik, Ümraniye 2, Zeytinburnu, Kağıthane, Sarıyer, Kadıköy, Beşiktaş, Şişli, Bayrampaşa, Sultanbeyli, Esenyurt, Esenler, Yakuplu, Gaziosmanpaşa, Tuzla, Fatih, K.Çekmece-2, Bahçelievler, Beykoz, Bakırköy, Maltepe, Kartal, Beyoğlu, Üsküdar ve Sarıgazi.

Categories: sağlık Etiketler:,

Düğüne geciken geline 3 bin avro tazminat

Ekim 23, 2008 mehmet Yorum yapın
Düğüne geciken geline 3 bin avro tazminat  
İspanya’da belediyeden izni olmasına rağmen polis tarafından yaya yoluna araçla girmesi engellendiği için düğününe 1 saat geç kalan geline 3 bin avro tazminat ödeneceği açıklandı.
Ülkenin güneyindeki Malaga kentinde düğünün yapıldığı kiliseye gidebilmek için yaya yolundan otomobille geçmek zorunda olan ve belediyeden izin alan gelin, polis tarafından yolun kalabalık olduğu gerekçesiyle engellendi. Düğününe 1 saat geç giden İspanyol gelin, belediye hakkında açtığı davayı kazandı.
 
Gelin mahkemeye, kiliseye ağlayarak geldiğini, geç kalmasından dolayı fotoğrafçının gittiğini ve misafirlere ikramların soğuk sunulduğunu söyledi. Gelini haklı bulan mahkeme, belediyenin 3 bin avro tazminat ödemesine karar verdi. Malaga Belediyesi tazminatı ödeyeceğini açıkladı.

 

Categories: Seçme Haberler Etiketler:, , ,

CNN’de PKK propagandası

Ekim 8, 2008 mehmet Yorum yapın
Bölücü terör örgütü PKK’nın, Kandil dağlarındaki kampına giren CNN muhabirleri konuyla ilgili hazırladıkları haberde adeta terör örgütünün propagandasını yaptı.
PKK terör örgütünün üst düzey yöneticileri ile röportaj yapan ve örgüt yöneticilerinin sözde barış mesajlarını yayımlayan CNN, PKK terör örgütünü sanki kadın hakları için savaşan bir örgüt gibi tanıttı. CNN’in haberi, ABD’deki haber bültenlerinde özel haber logosuyla yayımlandı. Haber, CNN’in internet sayfasında manşete çıkartıldı. CNN’in internet sayfasında “Kadın Savaşçılar; Erkek egemenliğine son” başlığı ile verilen habere tepki yağdı.
Bölücü terör örgütü PKK’nın Kandil’deki kampına ekibi ile birlikte giren CNN’in kadın muhabiri Arwa Damon adeta terör örgütünün sözcülüğünü yaptı. Arwa Damon haberinde, PKK’nın eli kanlı teröristlerini, yaşamlarında erkek egemenliğine son vermek isteyen kadın savaşçılar olarak tanıttı.-TERÖRİSTLERİN ZAFER DANSI-

CNN konuyla ilgili haberinde, Kandil dağı eteklerindeki PKK kampında, sınırı geçip Türk askerlerine yapılan her saldırı sonrasında, teröristlerin el ele tutuşup dans ettikleri ve bu dansın rutin bir kutlama olduğu belirtilerek, teröristlerin bu dansa “Zafer dansı” dedikleri belirtildi. Eli kanlı PKK’lı kadın teröristleri “Kadın Savaşçılar” olarak adlandıran CNN muhabiri Arwa Damon, kadın teröristlerle yaptığı röportajlarda onların kadın hakları için savaştıklarını söylediklerini belirterek, “Kadınların daha etkin olduğu bir cemiyet, doğal bir yaşam, baskı olmadan erkek ve kadın eşitliği, insanların arasında eşitsizliklerin kalktığı bir hayat” yorumuna yer verildi. CNN konuyla ilgili haberinde babasının 14 yaşındayken Türk Güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü iddia eden Rengin kod adlı kadın teröristin “Kürt hakları ve Kadın hakları için savaşıyoruz” sözlerine de yer verdi.

Haberde, PKK’nın, Türkiye, Irak, ABD ve NATO tarafından sivillere saldıran bir terörist örgüt olduğu belirtilerek, yıllardır süren çatışmalarda örgütün askeri kanat yöneticisi Bahoz Erdal ile uzun bir röportaj da yapan CNN muhabirleri, Bahoz Erdal’ın örgütün propagandasını yapan konuşmasını da yayınladı. CNN’de yayınlanan konuşmasında, barış için terör örgütün şartlarını öne süren Bahoz Erdal, Abdullah Öcalan’a karşı da tavır değişikliği isteyerek, “Siyasi çözüm olursa silah bırakmaya hazırız” sözlerine de yer verildi.

-CNN’E TEPKİ YORUMLARI: İĞRENÇ BİR HABER-

-CNN’in terörist propaganda işinde olduğunu bilmiyordum.
-Türkiye Irak sınırında 15 Türk askerinin öldürülmesinin henüz bir gün sonrasında. CNN’in anasayfasında böyle bir haberi vermesi utanç verici.
-Bunlar beyinleri yıkanmış çocuklar, Arwa Damon bizim bunların direnişçi olduğuna inanmamızı mı istiyor. İnsan haklarını savunan hangi kişi çocukların eline silah verebilir. İğrenç bir haber.
-Terörist bir gurubu nasıl olur savaşçılar diye tanıtırsınız?
-Size olan güvenimi azalttığınız için tebrikler CNN.

 

Categories: Güncel Etiketler:, ,

Hamaney: Siyonist düşman günden güne zayıflıyor

Ekim 2, 2008 mehmet 2 yorum
Hamaney: Siyonist düşman günden güne zayıflıyor  
Tahran – İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ”Siyonist düşmanın günden güne zayıfladığını” söyledi.
 
Hamaney, Tahran’daki Musalla Camii’nde verdiği Ramazan Bayramı hutbesinde tüm Müslümanların bayramını tebrik etti.
 
”Müslümanlar, birlik ve beraberliklerini muhafaza etmeli ve düşmanların yıkıcı faaliyetlerine izin vermemeli” diyen Hameney, ”düşmanların psikolojik harbi, siyasi, ekonomik ambargoları ve kültürel propagandalarından” söz ederek, ”İslam dünyasındaki aydınlar, bilim adamları, alimler, siyasetçiler ve tüm sorumluluk sahipleri, düşmanların tehlikeli oyunlarına karşı dikkatli olmalı” dedi.
 
Müslümanların, Kudüs’ün özgürlüğe kavuşturulması gibi tek ülkü etrafından birleşmesinin, ”düşmanları tedirgin ettiğini” anlatan Hamaney, ”Filistin halkının cesareti ve direnişi, tüm Müslümanların destek ve takdirini kazanmış, İslam dünyasını Filistin konusunda çok daha hassas hale getirmiştir” ifadesini kullandı.
 
Hamaney, Filistin halkı ve hükümetine hitaben, ”İran, hiçbir zaman sizleri yalnız bırakmadı ve bırakmayacak” dedi.
 
Filistin halkının, ”büyük güne şahit olaması” dileğinde bulunan Hamaney, ”Siyonist düşman, günden güne zayıflıyor, bu bir gerçektir ve bizzat onlar tarafından da itiraf ediliyor” diye konuştu.
 
AA

 

Timoşenko: Yuşçenko’nun tüm şartlarına hazırım

Ekim 2, 2008 mehmet Yorum yapın
Timoşenko: Yuşçenko’nun tüm şartlarına hazırım  
Kiev – Ukrayna Başbakanı Yulya Timoşenko, iktidardaki koalisyon hükümetini yeniden oluşturmak ve erken seçimleri önlemek amacıyla Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko’nun tüm şartlarını kabul etmeye hazır olduğunu söyledi.
 
Timoşenko, bakanlar kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, “Ukrayna’nın stratejik eğilimini, parlamentoyu korumak ve ülkeyi yeni bir krize sürüklememek için tüm ültimatomları gözümüz kapalı kabul edeceğiz” dedi.
 
Yuşçenko’nun Timoşenko’nun partisiyle birlikte koalisyon hükümetini oluşturan partisi, Timoşenko’nun devlet başkanının yetkilerini kısıtlayan bazı yasal düzenlemelere gitmesi üzerine koalisyondan ayrılmıştı.
 
AA

 

Muhtarın çocukları bakkal taradılar

Ekim 2, 2008 mehmet Yorum yapın

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde köy muhtarının çocukları tarafından taranan bakkal dükkanında 2 kişi hayatını kaybederken, 3 kişi de yaralandı.

Edinilen bilgiye göre olay sabah saat 09.30 sıralarında Sorgun ilçesine bağlı Karalık köyünde meydana geldi. Ellerindeki tabancayla köyde bulunan bakkal dükkanı önünde önce rast gele havaya ateş açan E.Y. (17) ve İ.Y. (18) isimli şahıslar, daha sonra H.A. (18), M.A. (21), İ.A. (36), M.A. (28) ve S.K. (25) isimli şahısların içinde bulunduğu dükkanı taradılar. Amca çocukları olan H.A. ve M.A. aldıkları mermi yarasıyla olay yerinde hayatını kaybederken, İ.A. (36), M.A. (28) ve S.K. (25) ise yaralandı.

Sorgun Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 yaralıdan İ.A. ve M.A. ilk müdahalenin ardından Yozgat Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Olay yerinde hayatını kaybeden amca çocuklarının cesetleri ise otopsi için Sorgun Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Hastane önünde toplanan H.A. ve M.A.’nın yakınları sinir krizleri geçirdi. İki taraf arasında eski bir husumet olduğu öğrenilirken, jandarma ekipleri ise köyde geniş güvenlik önlemi aldı.

Categories: Yaşam Etiketler:, , ,

Erdoğan, Baykal’ın ‘canlı yayın’ çağrısını geri çevirdi

Ekim 2, 2008 mehmet Yorum yapın
Erdoğan, Baykal‘ın ‘canlı yayın’ çağrısını geri çevirdi  
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dokunulmazlıklar konusunda canlı yayında karşı karşıya gelme çağrısını geri çevirerek, “Zaten şu anda cansız programlara çıkmıyorlar. Canlı programlara çıkıyorlar. Canlı programlarda bol bol konuşuyorlar zaten. Biz artık bu tür atışmaları değil, yaptığımız işleri gündemde tutacağız” dedi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, yeni yasama yılı açılışı dolayısıyla TBMM Tören Salonu’nda bir kokteyl verdi. Kokteyle katılan Başbakan Erdoğan basın mensuplarının sorularını cevapladı. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dokunulmazlıkların kaldırılması talebini dile getirdiğinin ve canlı yayında karşı karşıya gelme çağrısı yaptığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Biz yola çıkarken 3 Y ile mücadele dedik. Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar. Bu mücadelemiz devam ediyor ve bu mücadelemizi sürdürürken kimseden icazet almak gibi bir derdimiz yok” diye konuştu.
Bu konuda alınan mesafenin ve varılan hedeflerin ortada olduğunu belirten Erdoğan, “Mafya ile mücadelemiz, çetelerle mücadelemiz hepsi ortadadır” dedi. Erdoğan, bu mücadelelerin neticesinde Türkiye’nin uluslararası saydamlık kuruluşlarının yolsuzluk sıralamasında 77. sıradan 56. sıraya geldiğini kaydetti. Erdoğan, bunun da ne denli bir mesafe aldıklarını gösterdiğini söyledi. Bu sürecin bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, “Biz işimizi yapmaya bakıyoruz. Bunu özenle devam ettiriyoruz ve bundan sonra da özenle devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.
“BAYKAL MAL BEYANINI İNTERNETE KOYARSA HERŞEY ORTAYA ÇIKAR”
Erdoğan, Baykal’ın ‘karşılıklı tartışalım’ çağrısına cevabının ne olacağının sorulması üzerine şöyle konuştu: “Benim öyle prim yaptırma gayreti diye bir derdim yok. Zaten şu anda cansız programlara çıkmıyorlar. Canlı programlara çıkıyorlar. Canlı programlarda bol bol konuşuyorlar zaten. Biz artık bu tür atışmaları çok fazla değil, yaptığımız işleri gündemde tutacağız. Onlar da bunları yapmak istiyorlarsa internet sitelerinde rahatlıkla bütün mal beyanlarını, herşeylerini çok açık, net orada ortaya koyabilirler. Ama bunları, mal beyanı neyse tamamiyle ortaya koydukları zaman zaten herşey şeffaf olarak ortaya çıkmaktadır. Bunu da halkımız en güzel şekilde değerlendirir.”

Erdoğan, Anayasa değişikliği konusunda oluşturulacak Uzlaşma Komisyonu’na CHP hariç tüm partilerin üye verdiğinin hatırlatılması ve ‘Bu komisyonlar çalışabilir mi?’ sorusunun yöneltilmesi üzerine, Meclis Başkanı’nın siyasi partilerden bir talepte bulunduğunu, talebin uyum komisyonlarıyla alakalı olduğunu hatırlattı. Erdoğan şu değerlendirmeyi yaptı: “Uzlaşmayı arzu edenler, Meclis Başkanı’nın bu talebine kalkarlar, olumlu talep verirler. Birçok sivil toplum örgütü de Meclis Başkanımıza ‘ne için bu tür uzlaşma komisyonları oluşturmuyorsunuz’ diye çağrıda bulunmuşlardır. Meclis Başkanımız da dışarıdan gelen bu taleplere karşı böyle bir uzlaşma komisyonu oluşturma adımını attı. Ne yazık ki bunun içeriğinde ne var, ne yok daha bilmeden CHP hayır cevabını verdi. Ne denli uzlaşmadan, uyum aramaktan yana oldukları böylece ortaya çıkmış oluyor. Biz Meclis Başkanımızın bu davetine diğer olumlu cevap verenlerle beraber arkadaşlarımızın isimlerini verdik. Bunlar çalışmalarını yaparlar. Netice alırız almayız o ayrı mesele ama biz netice almak için bu yola çıkıyoruz. Bu yolda da olumlu gayret içinde bulunacağımızın peşinen taahhüdünü veriyorum. Ancak dokunulmazlıklar konusuna gelince bu konuda partimizin programına bakılırsa ta partimizin kuruluşunda dokunulmazlıklarla ilgili bizim ilkemiz bellidir. Biz o ilke çerçevesinde dokunulmazlıktan yanayız. Sadece siyasetçiyi kapsayan, siyaseti adeta yozlaştırmayı hedefleyen ve burada kendileri için farklı güven kaynakları arayanlarla biz kalkıp da böyle birşeyi tartışmayız”.İHA

Categories: Politika Etiketler:, , , ,

Ayvalık yine karıştı!

Ekim 2, 2008 mehmet Yorum yapın

Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Altınova beldesinde yaşanan tartışma sonrası yaralanan ve Balıkesir’e sevk edilirken yaşamını yitiren Ezer Kırcalı (36) Altınova’da toprağa verildi. Eşi Meral Kırcalı cenaze namazı sonrası fenalık geçirerek, eşinin tabutuna sarılarak gözyaşı döktü.

Balıkesir’in Ayvalık ilçesi Altınova beldesinde tartıştığı grubun üzerine aracını süren 1 kişi, 2 kişiyi öldürürken 1′i ağır 6 kişiyi yaralamıştı.

Etnik çatışmaya dönüşen olaylarda hayatını kaybeden iki kişiden biri olan Ezer Kırcalı’nın (36) cenazesinde yine ortalık karıştı. Orta Selimiye Camii’nde kılınan namazın ardından yürüyüşe geçen kortejin İnönü Mahallesi’nden geçişi sırasında “Kahrolsun PKK” sloganları atmaya başlayan grup, jandarmanın tüm önlemlerine rağmen Doğulu vatandaşlara ait olduğu belirtilen işyerlerine saldırdı.

Taş atarak çevredeki işyerlerinin camlarını kıran kalabalığı sakinleştirmekte güvenlik güçleri yetersiz kaldı. Cadde trafiğe kapatılırken, jandarma ve polis tarafından geniş güvenlik tedbirleri alındı. 8 yıl önce Meral Kırcalı ile evlenen ve 7 yaşında Perihan isimi kızı olan Ezer Kırcalı’nın ölümü sevenleri hüzne boğmuştu.

Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Altınova beldesinde bir internet kafede başlayan ve dışarıda devam eden, 2 kişinin hayatını hayatını kaybettiği olaylar sonrası gerginlik sürüyor.

Cenaze töreni sonrasında çıkan olaylara karışanlar jandarma tarafından tek tek evlerinden alınmaya başlandı. Çocuklarını vermek istemeyen aileler ile jandarma arasında tartışmalar yaşandı. Bölgeye çok sayıda polis panzerleri sevkedilirken, geniş güvenlik tedbirleri dikkat çekti. İnönü Caddesi tarafiğe kapatıldı. İlk belirlemelere göre 20 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
Diğer yandan, göstericilerle güvenlik güçleri arasında tartışmalar yaşandı. Göstericiler, panzerlerin geçişini engellemek için iki traktör romörkünü devirdi. Bu sırada yaralanan 1 kişi 112 ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. İki grup arasında da tartışmalar yaşandı. Polis ve jandarma göstericileri dağıtmaya çalıştı. Bir çok gösterici polis tarafından gözaltına alındı. Beldede gergin bekleyiş sürüyor.
Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu, Ayvalık Kaymakamı Nihat Nalbant, Belediye Başkanı M. Ali Akçal ve Emniyet görevlileri belediyede kriz merkezi oluşturdu.
Categories: Güncel Etiketler:, ,