Arşiv

Archive for the ‘Yaşam’ Category

GAY’LERDEN DP’YE DESTEK

Kasım 8, 2009 mehmet Yorum yapın

Parti programına “cinsel yönelim”i de ekleyen Demokrat Parti (DP)’ye, Kaos GL Derneği bir mektup gönderdi.

escinsel

Demokrat Parti Genel Başkanlığı’na hitaben kaleme alınan mektupta, söz konusu düzenleme ile vatandaşlar arasındaki her türlü ayrımcılık biçimine olduğu gibi cinsel yönelim ayrımcılığına karşı da mücadele yolunun benimsenmiş olunmasının büyük memnuniyetle karşılandığı vurgulanıyor.

Genel Başkan Sayın Hüsamettin Cindoruk ve Genel Başkan Yardımcıları başta olmak üzere, emeği geçen tüm parti üyeleri eşitlikçi ve demokratik tutumlarından ötürü tebrik edildi.

Demokrat Parti, Parti Programını, Anavatan Partisi ile birleştiği 31 Ekim 2009 tarihinde gerçekleştirilen 6. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde onaylamıştı.

Kaos GL Derneğinin DP’ye gönderdiği mektubun tam metni:

“Demokrat Parti Genel Başkanlığı’na,

31 Ekim 2009 tarihinde gerçekleştirilen 6. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde onaylanan Parti Programınıza “Milletimizi oluşturan bireylerin, insan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan kaynaklanan hakları kutsaldır. DEMOKRAT PARTİ, Türkiye’de yaşayan herkesin kökenine, inançlarına, gelir düzeyine, fiziksel durumuna, cinsiyetine, cinsel yönelimine, yaşadığı ve çalıştığı yere, yaşına, kim olduğuna bakılmaksızın eşit hak, özgürlük ve fırsatlara sahip olacağı bir düzeni meydana getirmeyi siyasal varlık sebebi olarak görmektedir.” düzenlemesini getirmek suretiyle, vatandaşlar arasındaki her türlü ayrımcılık biçimine, bu anlamda cinsel yönelim ayrımcılığına karşı da mücadele yolunu benimsemiş olmanızı büyük memnuniyetle karşıladık. Bu eşitlikçi ve demokratik tutumunuz nedeniyle, başta Genel Başkan Sayın Hüsamettin Cindoruk ve Genel Başkan Yardımcıları olmak üzere, emeği geçen tüm parti üyelerine en içten tebriklerimizi iletmek isteriz.

Parti programınızda yapmış olduğunuz bu değişiklik, çok can yakıcı olmasına rağmen gerekli hassasiyetin gösterilmediği cinsel yönelim ayrımcılığının sona ermesi yolunda önemli bir adımdır. Bu vesileyle sizlere derneğimizden, çalışmalarımızdan ve karşılaştığımız güçlüklerden söz etmek isteriz.

Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği, 1994 yılında örgütlenmiş ve 2005 yılında resmi olarak tüzel kişilik kazanmıştır. Derneğimiz, tüm vatandaşlar arasında gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için, cinsel yönelim ayrımcılığının ortadan kalkmasına yönelik faaliyet yürütmektedir.

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de, maalesef yanlış ön yargı ve tabular sonucu; lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüel (LGBTT) vatandaşlar eğitim, istihdam gibi alanlarda ayrımcılığa tabi tutulmakta, zaman zaman resmi kurumların dahi haksız uygulamalarına maruz kalmaktadırlar. Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Birliği ile imzalanmış pek çok sözleşmeye aykırı olan bu tutum ve işlemler, Anayasa ile teminat altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden yararlanamama boyutuna dahi varabilmektedir. Eşcinsel, biseksüel, travesti ve transeksüel vatandaşların maruz kaldığı şiddet, ölümle dahi sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle de cinsel yönelim ayrımcılığına karşı mücadele geliştirmek, hayati önemde bir konudur.

Bu durum Avrupa Birliği’nin ülkemize yönelik her yıl yayınlamakta olduğu İlerleme Raporlarında dahi yıllardır yer almaktadır. Nitekim en son yayınlanan 2009 yılı İlerleme Raporu’nda da, ülkemizin bu anlamda vermiş olduğu uluslararası taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmediğinin altı bir kez daha çizilmiştir.

Buna rağmen, toplumda kilit rol oynayan kurumların pek çoğu konunun hassasiyet ve önemine uygun yaklaşım sergilememektedir. Bu anlamda, partinizin demokrasiye yakışan bir şekilde almış olduğu karar, demokrasi yolundaki umutlarımızı güçlendirmiştir. Bu anlamda, derneğimiz konuya ilişkin olarak partiniz ile yapılabilecek her türlü görüşme, fikir alış verişi ve yardımlaşmaya hazırdır.

En derin saygılarımızı sunar, demokrasi yolundaki mücadelenizde başarılar dileriz.”

Kaos Gey-Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği

Kaos GL

Kaynak: www.kaosgl.com

Categories: Yaşam Etiketler:, ,

travesti sevgilim oldu

Kasım 7, 2009 mehmet Yorum yapın

Nurgül Yeşilçay ’dan çarpıcı açıklamalar…

ilk

Nurgül Yeşilçay, Instyle dergisine sanat ve özel hayatı ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu

* Erkeklerin zevk aldığı pek çok filmden zevk almadan sinemadan çıkarım. Gişe filmleri Arog, Gora, Recep İvedik, Güneşi Gördüm, bunların hepsi erkek hikayesini anlatan filmler. Benim gibi kadınların, gençlerin izleyeceği bir film yapmak istedim. Ezel Akay’ın yönettiği Yedi Kocalı Hürmüz pek az yapılan kadın filmlerine iyi bir örnek olacak ve çok izleyicinin ilgisini çekecek.

* Yedi Kocalı Hürmüz’e pek çok kişi acaba nasıl yapmışlar diyerek gidecek. Titanik’in de sonunu hepimiz biliyorduk ama gittik ve izledik. Filmim, canlı görüntüleri, dansları, müzikleri ve birbirinden başarılı oyuncularıyla çok sevilecek.

* İlk erkek arkadaşım travesti olmuştu. Ortaokul veya lisede, çok kısa ve sıkıcı adını vermeyeceğim bir ilişkim olmuştu. Yıllar sonra İzmir’de yürürken arkamdan koşup bana yetişen kadının o olduğunu fark etmiştim.

* Erkek çocuğu annesine çok düşkün, çok aşık oluyor. Kimseden duymadığım romantik sözleri oğlum Nejat’tan duyuyorum, aramızda çok özel bir bağ var.

* Çocuktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. İyi ki de olmuyor. Altını değiştirmek, beslemek, değilmiş asıl olay..

* En kötüsü annenizi en iyi anladığınız dönemde onun hayatta olmaması. Fatih Akın’la çalışırken, Almanya’daki çekimlere Nejat’ı bırakıp gittim. Daha 1 yaşını yeni geçmişti. 3. gün ağlama krizine girdim

Categories: Yaşam Etiketler:

Travesti ler de açılım hakkı talep ediyor

Ekim 17, 2009 mehmet Yorum yapın

Ankara’da ”transseksüelliğin ruhsal bozukluklar arasinda sayilmasi” protesto edildi. Protestocular, ”Transseksüel açilimi istiyoruz” dövizleri taşidi.

balim 

ANKARA – Yüksel Caddesi’ndeki Özgürlük Aniti önünde toplanan ve ”Transseksüel açilimi istiyoruz”, ”Hasta değil travestiyiz” yazili dövizler taşiyan gruptakiler, bir süre sloganlar atti.

Grup adina yapilan açiklamada, Amerikan Psikiyatrlar Birliğinin 1973 yilinda, Dünya Sağlik Örgütünün de 1990 yilinda eşcinselliğin ruhsal bozukluklar listesinden çikarilmasina karar verdiği ancak transseksüelliğin hala ruhsal bozukluk kategorisinde değerlendirildiği belirtildi.

Amerikan Psikiyatrlar Birliğinin 2012′de, Dünya Sağlik Örgütünün ise 2014′de ruhsal bozukluklar listesini yeniden gözden geçireceği ifade edilen açiklamada, bu nedenle dünyanin bir çok ülkesindeki eşcinsel örgütlerinin bu tarihlere kadar eylemler düzenleyeceği bildirildi.

Türkiye’de eşcinsel bireylerin hayatin her alaninda şiddet ve ayrimcilikla karşilaştiği ifade edilen açiklamada, şunlar kaydedildi: ”Insanlari varoluşlari yüzünden ayiran, baskilayan, ötekileştiren özel ve kamusal alandan dişlayan ve en temelde transfobiyi yaratan ve besleyen heteroseksist erkek egemen sistemin kendisi hastaliklidir. Sistem, bizleri sağlikli ya da sağliksiz bulmaya hakki olduğunu düşünmektedir. Bunu reddediyor ve eşitsizliklerin ortadan kaldirilmasini talep ediyoruz.”ANKARA – Yüksel Caddesi’ndeki Özgürlük Aniti önünde toplanan ve ”Transseksüel açilimi istiyoruz”, ”Hasta değil travestiyiz” yazili dövizler taşiyan gruptakiler, bir süre sloganlar atti.

 

 Grup adina yapilan açiklamada, Amerikan Psikiyatrlar Birliğinin 1973 yilinda, Dünya Sağlik Örgütünün de 1990 yilinda eşcinselliğin ruhsal bozukluklar listesinden çikarilmasina karar verdiği ancak transseksüelliğin hala ruhsal bozukluk kategorisinde değerlendirildiği belirtildi.

Amerikan Psikiyatrlar Birliğinin 2012′de, Dünya Sağlik Örgütünün ise 2014′de ruhsal bozukluklar listesini yeniden gözden geçireceği ifade edilen açiklamada, bu nedenle dünyanin bir çok ülkesindeki eşcinsel örgütlerinin bu tarihlere kadar eylemler düzenleyeceği bildirildi.

Türkiye’de eşcinsel bireylerin hayatin her alaninda şiddet ve ayrimcilikla karşilaştiği ifade edilen açiklamada, şunlar kaydedildi: ”Insanlari varoluşlari yüzünden ayiran, baskilayan, ötekileştiren özel ve kamusal alandan dişlayan ve en temelde transfobiyi yaratan ve besleyen heteroseksist erkek egemen sistemin kendisi hastaliklidir. Sistem, bizleri sağlikli ya da sağliksiz bulmaya hakki olduğunu düşünmektedir. Bunu reddediyor ve eşitsizliklerin ortadan kaldirilmasini talep ediyoruz.”

Categories: Yaşam Etiketler:

Hepimiz travestiyiz

Eylül 30, 2009 mehmet Yorum yapın

Kimileri AKP ile Türkiye’nin demokratikleştiğini düşünüyor, oysa gündelik hayat bunun tam aksini gösteriyor bizlere.

orayegin

Akşam yazarı Oray Eğin, İstanbul’da polsin eşcinsel ve travestilere karşı başlattığı operasyonları ‘Hepimiz travestiyiz’ başlıklı bir yazı yazarak eleştirdi. Eğin, son dönemde eşcinsellere karşı başlatılan yaptırımların, AKP’nin yarattığı ‘kültürel iklime’ denk düştüğünü söylüyor…

DEMOKRATİKLEŞMEDİK
Birkaç sene önce travestilerin şov yaptığı bir gece kulübünün kapanmasının üzerinde yeteri kadar durmadı basın. Oysa Huysuz Virjin’in ekranlardan uzaklaşmasıyla beraber aynı döneme denk geliyordu. Bir ara da ‘He’s a Lady’ diye erkeklerin kadın kılığına girip, kadınların dertlerine ortak oldukları bir yarışma yapılacaktı. O da çekimleri tamamlanmasına rağmen bir türlü yayına verilmedi.

Hepsinin ortak özelliği AKP Türkiye’sinin değişen kültürel iklimine denk düşmeleri. Kimileri hala büyük bir yanılsama ve ısrarla Türkiye’nin demokratikleştiğini düşünüyor, oysa gündelik hayat bunun tam aksini gösteriyor bizlere.

12 EYLÜL’DEKİ YASAKLAR GİBİ
Daha evvel Fatih Ürek ve Kuşum Aydın’ın kıyafetlerindeki ‘balans ayarı’ dikkatimi çekmişti. Frapan sahne kostümleriyle tanınan iki sanatçı, bu aralar maskülen kıyafetlere yönelmişlerdi. Bir süre sonra TRT’nin kendilerine ambargo koyduğunu açıkladılar. 12 Eylül’deki yasaklar gibi iki sanatçının TRT’ye çıkmaları engellenmiş şimdi. Dahası, Aydın RTÜK baskısıyla programından olmuştu…

TRAVESTİLERİN GÜNLÜK YAŞAMI KISITLANMIŞ DURUMDA
Eşcinsel örgütleri bir süredir basını mail bombardımanına tutuyor ve yaklaşan bir tehlikeden dolayı kıyametin kopmasını bekliyor. Oysa pek aldırış eden yok… İstanbul’un yeni emniyet müdürü Hüseyin Çapkın polise performansa dayalı prim sistemi getirdiğinden beri travestiler ve transseksüellerin günlük yaşamı kıstırılmış durumda.

DIŞARI ÇIKMAYA KORKUYORUZ
Bakın bir travesti ne anlatıyor: ‘Bir keresinde kuafördeydim, çıkartıp karakola götürdüler. Kabahatlar Kanunu’na göre çevreyi rahatsız etmekten 69 TL para cezası kestiler. Başka sefer et ve ekmek almış gidiyordum, yine ceza kestiler. Bir günde iki tane kestikleri de oldu. Bazı tutanaklara imza atmadım, bazılarına attım. Korkuttular beni. Şiddet kullanıyorlar, aileyi işin içine karıştırıyorlar. Artık dışarı çıkmaya korkuyoruz.’

KADIN KILIĞINDA DOLAŞAN ERKEKLER
Bir dönem ÖDP saflarından siyasete atılan Demet Demir’in anlattıkları da ilginç. Demir, ceza kesen polislerin ‘Yakında İstiklal Caddesi’ne bile çıkamayacaksınız’ dediğini iddia ediyor: ‘Birçok arkadaşın psikolojisi bozulmaya başladı. Eve hapsolmuş durumdalar. Yolda yürümek, alışveriş yapmak kabahat mi? İki arkadaşa ceza kesmişler. Tutanağa da kadın kılığında dolaşan erkekler diye yazmışlar. Bayramdan sonra savcılıklara hem Çapkın hem ceza yazan polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağız.’

ESKİ İSMİYLE HAYATINI SÜRDÜRECEKMİŞ
Gece hayatında sık gezenlerin tanıdığı meşhur biri vardır: Gamze Cosmopolitan. Bu iddialı ismin sahibi yıllarca çeşitli gece kulüplerinde yöneticilik, işletmecilik yapan, eğlenceli biridir. Önceki gün haber geldi artık eski kostümü ve eski adıyla değil, doğumda verilen ismiyle hayatını sürdürecekmiş. Uzun zamandır iş bulamıyormuş. En son kendisine kesilen 69 TL’lik cezadan sonra da kesin kararını vermiş. Şimdi onu gece hayatından tanıyanlar gündüz gördüklerinde ufak bir şaşkınlık yaşayıp kim olduğunu çıkartamıyorlar.

ŞAPKA KANUNU GİBİ
Polise bu prim sistemi gelene kadar sokakta kadın kıyafetiyle dolaşmaktan dolayı ceza kesileceğini hiç kimse aklına getirmezdi… Tıpkı şapka kanunu gibi, bu kanunun da yazılan ama uygulanmayan, gerici, geçmişe ait bir madde olduğu düşünülürdü.

İstanbul Emniyet’inin acilen prim peşindeki polisin travestilere zulüm uygulamasına varan bu kanunla ilgili açıklama yapması gerekiyor. Bugüne kadar başarılı bir polis portresi çizen Çapkın’ın bu konuda duyarlılık göstermesi şart.

BU ZULÜM HEPİMİZE YÖNELEBİLİR
Yasalardaki boşluklardan yararlanmak, eskiden konmuş ve bugün geçerliliğini yitirmiş kimi kanunları yürürlüğe koyup sokakta geçen insanlara ceza kesmek de faşizmin bir yüzüdür. Metropol, içinde herkesin huzur içinde barınabileceği bir yerleşim alanı olmalıdır. Buna travestiler de dahildir. Bugün travestilere yapılan zulüm, yarın pekala bir başkasına yönelebilir…

Categories: Yaşam

“Dinlenmiş, sakalı kesilmiş” CEM GARİPOĞLU

Eylül 23, 2009 mehmet Yorum yapın

Avukatı Cem Garipoğlu ile görüştü

Münevver Karabulut cinayetinin katil zanlısı olarak Maltepe Ceza İnfaz Kurumları’na konulan C.G’nin avukatı Aytekin Kaya, müvekkilinin cezaevinde tek başına müşahede altında tutulduğunu bildirdi.

Kaya, Maltepe Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde tutuklu müvekkili C.G. ile savcılık tarafından aldığı özel izinle görüşme yaptı.

Cezaevinde yaklaşık 1.5 saat kalan avukat Kaya, çıkışta basın mensuplarına yaptığı açıklamada, müvekkili ile 15 dakika kadar görüşebildiğini söyledi.

Kanunların kendisine izin verdiği ölçüde konuşabildiğini ifade eden Kaya, gizli yürütülen soruşturmanın selameti açısından tutuklu bulunan müvekkilinin hakları doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini anlattı. Kaya, ”Müvekkilim şu an müşahede altında kalıyor. Yani gözlem altında tek başına kalıyor. Müvekkilimi teslim ettiğim günden bu yana daha dinlenmiş gördüm. Sakalları tıraş edilmişti. Psikolojisi de daha iyiydi. Üzerindeki kıyafetlerini almışlar, eşofmanı vardı” dedi.

Avukat Kaya, C.G’den ”çocuk” olarak bahsetmesiyle ilgili de ”Bu benim tabirim değil, TCK’da nasıl hakimin, avukatın tanımı yapılıyorsa, çocuğun tanımı da yapılıyor. Yani terminoloji, ceza hukukunun terminolojisi. Biz de bunu kullanıyoruz, yani bu bir terim. Bundan sonraki süreç daha sağlıklı yürür umarım. Bu konulara dikkat edersek, böylece yargı da etkilenmemiş olur, kimse etkilenmemiş olur. Herkes işini yapar, ben de işimi yaparım” diye konuştu.

Dava dosyasının içeriği ile ilgili bilgi vermesinin mümkün olmadığını söyleyen Kaya, bu durumun zaten yasal da olmadığını vurguladı.

Yargının kararını bu dosya içerisindeki bilgilere göre vereceğini dile getiren Kaya, basından da yargı kararını etkileyecek haberler yapılmaması konusunda istekte bulundu. Kaya, şunları söyledi:

”Şüpheliler, sanıklar için uluslararası sözleşme imzalamış durumdayız. Bunu Anayasamıza ve yasalarımıza koyduk. Biraz sabır gerekiyor. Sabırla her şey çözülecek. Dava ile ilgili ne çelişki varsa, araştırılması gereken ne varsa, bunları mahkemesi zaten yapacak. Şu anki sıkıntı ne biliyor musunuz; soruşturma hem gizli, hem de ‘kısıtlılık’ kararı var dosyada. Yani benim ulaşamadığım belgelere, bazı arkadaşların ulaşması hiç mümkün değil, ama sanki varmış gibi hareket ediliyor.”

C.G’yi bildiği kadarıyla akrabalarından veya ailesinden kimsenin ziyaret etmediğini belirten Kaya, ”Ailesi ile görüşecek. Telefon hakkı ya da bununla ilgili şeyler zaten mevzuatta var. Her hakkını kullanabilecek. Anayasa’nın 38. maddesinde şüpheli, sanık hakları ile ilgili, Anayasa’ya konulmuş yine usul kanunu ile ilgili yer alan bazı kurallar var. Yani ‘masumiyet’ ilkesi, ’suç ve cezanın şahsiliği’ ilkesi, bunlar çok önemli. Bundan sonraki sürecin daha sağlıklı ilerlemesi için bu çok önemli” şeklinde konuştu.

Categories: Yaşam

Devlet namusunu temizledi

Eylül 17, 2009 mehmet Yorum yapın

Yurtdışında gizlendiği sanılan Cem Garipoğlu, İstanbul Bahçelievler’den dün saat 00.45′te İstanbul Emniyeti’ne getirildi. Garipoğlu’nun yakalandığı haberi gece 03.00′da İstanbul Valisi Güler, Emniyet Genel Müdürü Köksal ve İstanbul Emniyet Müdürü Çapkın tarafından açıklandı.

sureyya

KIZIMIZIN KATİLİNİ ARAR GİBİ ARADIK
Geçen hafta Cem Garipoğlu’nu bir hafta içinde yakalayacaklarını ve mali kaynaklarını kestiklerini açıklayan Hüseyin Çapkın, “Kendi çocuğumuzun katilini arar gibi aradık ve bulduk” dedi. Çapkın, gazetecilerin “Cem yurtdışından mı getirildi?” sorularını ise gülümseyerek cevapsız bıraktı.

DEVLET VERDİĞİ SÖZÜ TUTTU
Karabulut’un yakınları Cem’in yakalandığı haberi üzerine Emniyet Müdürlüğü’ne akın etti. Baba Süreyya Karabulut, “Haberi duyunca heyecandan bayılacaktım. Devlet sözünü tuttu, namusunu temizledi. Türk adaletine güveniyorum” diye konuştu

http://www.mehmeterdogan.com/2009/09/devlet-namusunu-temizledi/

Categories: Yaşam

Cem Garipoğlu’nun ilk ifadeleri

Eylül 17, 2009 mehmet Yorum yapın

“Bavula sığmadığı için cesedi testereyle parçalayıp gitar kutusuna koydum”

 kiskanc

Münevver Karabulut cinayeti zanlısı Cem Garipoğlu’nun İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki polislerle sohbeti sırasında, “Ceset bavula sığmadığı için başını kestim” dediği öğrenildi. Garipoğlu’nun, hiç yurt dışına çıkmadığını söylediği, babasının hapiste olmasına üzüldüğü için de teslim olmayı istediği belirtildi.
Edinilen bilgiye göre, Cem Garipoğlu’nun Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sorgulanmadığı bildirildi. Garipoğlu’nun polislerle sohbeti sırasında, tanımadığı bir kişi tarafından bilmediği bir eve götürüldüğü, evin de bahçeli olduğunu söylediği öğrenildi. Cinayet günü Münevver’i okuldan aldığını kaydeden Garipoğlu’nun, annesini arayarak bir arkadaşıyla eve geleceğini ifade ettiği, cinayetten pişmanlık duyduğunu belirterek, “Keşke o ölmesiydi ben ölseydim.” dediği bildirildi. Polislerin cesedin kafasını niçin kestiği yönündeki sorusuna da, “Bavula sığmadığı” için yanıtını verdiği öğrenildi.

Cem Garipoğlu’nun ‘kıskançlık krizine girdiği’ için cinayeti işlediğini söylediği de iddia edildi. Cem’in, polislerle sohbetinde “Herşey Münevver’e gelen bir telefonla başladı. Kıskançlık krizine girdim. Tartışmaya başladık. Kavga fiziki temasa dönüştü. Cinnet geçirdim. Olay bu şekilde son buldu” ifadelerini kullandığı bildirildi.

Cem Garipoğlu’nun ayrıca, Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildiği sırada psikolojisinin iyi olmadığı, eli ve ayağının titrediği ifade edildi.

Garipoğlu’nun ifadesinden dışarıya şu başlıklar sızdı:

“Yurtdışına çıkmadım, İstanbul’daydım. Tanımadığım bir kişi bilmediğim bir eve götürdü, o evde kaldım

“Bavula sığmadığı için cesedi testereyle parçalayıp gitar kutusuna koydum”

“Etiler’deki cesedi bıraktığım yeri rasgele seçtim”

“Çok üzgünüm anlık bir olaydı. Keşke o ölmeseydi ben ölseydim”

“Olayda satanizm yok”

“Bahçeşehir’deki evde 700 bin dolar yoktu

http://www.mehmeterdogan.com/2009/09/cem-garipoglunun-ilk-ifadeleri/

Categories: Yaşam

“Cem’i yakaladılar ama serbest bıraktılar!”

Ağustos 8, 2009 mehmet Yorum yapın

İstanbul’da başı testere ile kesilerek öldürülen Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut: “Cem’i olay gecesi yakalamışlar, ancak kısa sürede serbest bırakmışlar. İlk 12 saatte büyük suiistimal var. Bu cinayetin arka bahçesini sadeceMeclis aydınlatabilir. Komisyon kurulmazsa, Meclis’in önüne gidip kendimi yakacağım.”

cem

Etiler’de vahşice öldürülüp çöp konteynerina atılan Münevver Karabulut’un katil zanlısı tam 158 gündür yakalanamazken, baba Süreyya Karabulut  farkbu habere önemli iddialarda bulundu. Katil zanlısı CemG.’nin hâlâ
yakalanamamasına tepki gösteren Karabulut, “Cem’i olay gecesi yakalamışlar, ancak kısa sürede serbest bırakmışlar. Çünkü üstlerden emir gelmiş. Hedef
göstermek istemiyorum ama Emniyet’ten aldığım duyumlar bu yönde. Bana bunu polis söyledi. Her şey bilinçli yapılıyor” dedi.

‘700 BİN DOLARA NEOLDU?’

Karabulut, “Neden o gece Bahçeşehir’in giriş- çıkışları kapatılmadı? Evin etrafına emniyet şeridi çekilmedi? İlk 12 saatte büyük suiistimal var. Evde 700 bin dolar bulunduğu halde bu emniyetin tutanaklarına geçmedi. Kızımın kanından nemalanan insanlar ortaya çıkmalı” diye konuştu. Hâlâ tehdit telefonları aldığının
altını çizen Karabulut, “Bu cinayet büyük bir fiyasko. Adli Tıp’taki skandal ortaya çıktı, diğer kurumlardaki skandallar neden ortaya çıkmıyor? Bir de birileri bana telefon açıp, ‘Cinayetin arkasıyla uğraşma, yoksa canından olursun’ diyor. Biz acımızla uğraşırken, bir de bu telefonlara maruz kalıyoruz” diyerek
tepki gösterdi. Cinayetin aydınlatılması için tek çarenin Meclis’te bir araştırma
komisyonu kurulması olduğuna inanan acılı baba, sözlerini şöyle sürdürdü: “Meclis’te 550 milletvekiline tek tek faks çekip, yardım istedim. Sadece 4-5
milletvekili beni aradı. Meclis’te de bu cinayete karşı büyük bir duyarsızlık var. Bu cinayetin arka bahçesini sadece Meclis aydınlatabilir. Cinayetin partisi, siyaseti olmaz.

‘CİNAYETİ MECLİS ÇÖZECEK’

Bu cinayeti Meclis çözecek. Cem G.’nin cinayet öncesi ve sonrası kimlerle görüştüğü ortaya çıkarılmalı. Neden hâlâ cinayet için Meclis Araştırma Komisyonu
kurulmuyor, neden hâlâ diretiyorlar? Komisyon kurulmazsa Meclis binasının önüne gidip, üzerime benzin döküp kendimi yakacağım. Başka ne yapayım?”

Kayseri’de namus cinayeti

Nisan 29, 2009 mehmet Yorum yapın

Kayseri’de namus davasından çıktığı ileri sürülen olayda bir kişi sokak ortasında silahla vurularak öldürüldü.
Olay sabah saatlerinde Selimiye Mahallesi Kümevler Caddesi üzerinde bulunan bir otobüs durağı yanında meydana geldi. İddiaya göre B.A. (46), A.B.’nin (39) karısı N.B.’yi rahatsız ettiği ve çiftin bu konu nedeniyle sık sık tartıştığı öğrenildi. Ayrılma noktasına gelen çift sabah saatlerinde B.A.’yı Selimiye Mahallesi Kümeevler Caddesi üzerindeki bir otobüs durağında gördü.
Burada N.B.’nin eşi A.B. yanında getirdiği tabancayla B.A.’ya 3 el ateş etti. B.A. vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden kurşun sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Olayı gören karşı bina sakinleri durumu polise ve sağlık ekiplerine haber verdi. Yapılan incelemenin ardından ceset Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olay yerinden kaçan A.B. ve N.B. polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Olayı gören bir kişi, 3 el silah sesi duyduğunu ve bir kadın ile erkeğin olay yerinden hızla uzaklaştığını söyledi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
İHA

 

Categories: Yaşam Etiketler:,

34 milyon TL’yi kaçırdı

Mart 7, 2009 mehmet Yorum yapın
34 milyon TL’yi kaçırdı  
Süper Loto’da rekor ikramiye çekilişinden saatler önce yerel bir gazetenin internet sitesine yorum yaparak numaraları bilen kişinin kupon doldurmadığı ortaya çıktı.
 

Bursa‘da yayın yapan Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin internet sitesinde bulunan “30 milyon TL heyecanı” haberine ‘Tarantino’ isimli kullanıcı yorum yaptı. Gökhan Can Gökdemir, çekilişten saatler önce haberin yorum bölümüne, “İşte kazanacak numaralar 5-3-8-17-39-44″ yazdı.
Dün akşam yapılan çekişilin ardından 6 bilen çıkmayınca rekor ikramiye yine devretti. Gökhan Can Gökdemir’in yorumunu gören okuyucular ise numaraların çekilen numaralarla aynı olduğunu görünce şaşkına döndü. Gökhan Can Gökdemir’in yorum yaparak numaraları bildiği ancak kupon doldurmadığı ortaya çıktı.

Sadece tahmin ettiğini ifade eden Gökhan Can Gökdemir, “Rastgele yazdım. Bana çıkacağını bilseydim kuponu yatırırdım” dedi

Categories: Yaşam Etiketler:,